Bugün dilde yaşadığımız temel sorunları sıralarsak, dilde birliğin önünü açmak için öncelikle hangi engelleri aşmak gerektiğini görmüş oluruz. Kısaca sıralamak istersek;

1. Bölge ağızlarıyla yazmak ve konuşmak
2. Telaffuz ve imlâ hataları
3. Dildeki yabancı kelime sayısının gereğinden fazla artması
4. Yabancı ekler (Ör. inter- , mega- , -matik, -bank vb.)
5. Yabancı dille yapılan eğitim

Dilde Birlik İçin Çözüm Önerileri
Dilde birliğin sağlanabilmesinin üç ana koşulu vardır:

1. Ortak Abece
2. Ortak Sözcükler
3. Ortak Yazı Dili

Dilde birliğin sağlanabilmesinin ilk adımı ortak abecenin bütün Türk Dünyasında benimsenmesidir. Sovyetler Birliğinin dağılmasından sonra başta Azerbaycan olmak üzere diğer Türk Cumhuriyetleri de Latin harflerine kademeli geçiş kararı almışlardır. Ancak başta tasarlanan otuz dört harfli ortak Türk abecesinden sapmalar yaşanmıştır (Türkmenistan ve Özbekistan). İletişimde ortaya çıkabilecek pürüzlere imkan vermemek için ortak abeceden sapmaların önüne geçilmelidir.

Ortak dili sağlamanın olmazsa olmaz koşulu olan ortak sözcükler, ne kadar arttırılırsa farklı bölgelerde yaşayan Türk topluluklarının anlaşması o denli kolaylaşır. Cumhuriyetin ilk yıllarında yapılmış olduğu gibi dilcilerin ve öğretmenlerin Türk dünyasını köy köy, kent kent dolaşıp türkü, mani, deyim, bilmece, halk hikayeleri ve yerel efsaneleri derlemesiyle yeni derleme sözlükleri oluşturulmalıdır. Bunların dışında Sovyetler Birliği döneminde Türk edebiyatının belli başlı eserleri incelenerek tarama sözlükleri hazırlanmalıdır. Bu noktada geriye yalnızca tarama ve derleme sözlükleri incelenip Türk Dünyasının ortak veya bir birine en yakın sözcüklerinin belirlenmesi kalmıştır.

Bu ortak sözcüklerin kesinlikle öz Türkçe olması zorunlu değildir. Zamanla Turan’da kullanılan Türkçe karşılıkları, izlenecek dil siyaseti sonucu, ulusumuzca benimsenecektir. Ortak dili oluşturmanın en kolay yolu ise sesli ve görüntülü yayındır. Diğer tüm Türk ellerinde, Türkiye Türkçesiyle basın-yayın etkinlikleri arttırılarak sürdürülmelidir. Ayrıca, her Türk elinde diğer illerin lehçesini, şivesini tanıtmak ve bütünleşmeyi hızlandırmak için sesli ve görüntülü kitle iletişim araçlarından sonuna kadar yararlanılmalıdır. Bu amaçla ortak televizyon ve radyo kanalları en kısa zaman içerisinde tüm Türk ellerinde yayına başlamalıdır. Oluşacak etkileşim bir birine çok benzeyen dil bilgisi kurallarımızı daha da yakınlaştırılacaktır.

Söze dayalı sanatta –edebiyat,müzik, tiyatro,sinema, opera- bu kelimelerin kullanılması, devlet eliyle ve sivil toplum kuruluşlarınca desteklenmelidir.

Yukarıda sözü edilen çalışmalar sonuç olarak ortak bir yazı dili oluşmasını sağlamak içindir. Dilbilim çalışmaları bu süreci daha da hızlandıracaktır.

Ortak sözcükler mutlaka ilk ve orta öğretim ders kitaplarına geçmelidir. Bu biçimde hareket edilmesi orta vadede büyük başarılar kazanmamızı sağlayacaktır.Pilot bölgelerde başlatılacak ortak eğitim programları ortak abece ve ortak dil ile birlikte hayata geçirilmelidir. Geçtiğimiz yüzyılın ilk çeyreğinde Gaspıralı İsmail Bey’in düşünceleri yolunda ilerleyen İttifak, üçüncü kongresinde farklı lehçeler konuşan Türk topluluklarında, orta öğretimde, medreselerde ve hatta ilk okullarda ortak dil olarak Türkiye Türkçesinin kullanılması kararını almıştı. Böylece bütün Türk topluluklarının birbirleriyle anlaşmaları kolaylaşacak, aynı zamanda hepsinin Osmanlı Devleti ile bağları güçlenecekti.

Sonuç

Türk Birliğinin sağlanmasının kilit öğesi olan dilde birlik, en kısa sürede çözülmesi gereken, olmazsa olmaz bir koşuldur. Çünkü dil, anlaşmayı sağlayan bir araçtır; birlikte hareket etmek ancak birbirini iyi anlayarak olur. Birbirini anlamayan toplumlar bir millet olamaz. Dil canlı bir varlıktır ve bir milletin ortak varlığıdır. Bu nedenle görev ve sorumluluk tüm Türk Milletinin omuzlarındadır. Toplumun her kesimi, özellikle Türk Gençleri bu sorumluluklarının bilincinde olmalı, hedeflerine ulaşmak için var gücüyle çalışmalıdır.