Elif Şafak bu yılın en çok ciro yapan yazarları arasına girdi. Listenin başındaki bu isim ve bu ismin romanla kurduğu "duygusal" ilişki, parayla çoksatar edebiyatın bağını gözler önüne seriyor.
Forbes dergisinin son sayısında yayımlanan en iyi satan edebiyatçılar haberi edebiyatla para arasındaki ilişkinin ülkemizde nasıl algılandığına açıklık getirdi. Üstelik bu haberin iş dünyasına hitap eden bir dergide yayımlanmış olması bu algının sorgulanmadığını da örnek teşkil etti.
Derginin para kazandırma kriterine göre sıraladığı isimlerin ilk onundaki isimler şöyle: Elif Şafak, Turgut Özakman, Ayşe Kulin, Orhan Pamuk, Canan Tan, Soner Yalçın, Ahmet Ümit, Nermin Bezmen, Zülfü Livaneli ve Mümin Sekman. Liste 20 kişiyle tamamlanıyor ancak ilk on arasındaki iki isim para ve edebiyat ilişkisi anlamında en çok göze çarpan olarak dikkat çekiyor. Listenin 392.920’lik kitap satışıyla 1.530.432 liralık en yüksek geliri kazanan Elif Şafak’ın bu anlamda aslında edebiyat ve para arasındaki bağı en iyi gösteren örnek. Bunu anlamak içinse Şafak’ın kimliğine ve yazarlık siciline biraz bakmak yeterli oluyor. Zaman gazetesinden yetişme ve Fethullah Hoca’nın takipçilerinden Eyüp Can’la evli, neredeyse tüm kitaplarında Ermeniler, kadın sorunu, mistisizm ve dini duygular gibi her kesime hitap eden bir tarza sahip olan Şafak bu anlamda yeri doldurulamayacak bir imalatın peşinde gösteriyor. Şafak’ın her kitabının bestseller listesine girmesi ise kendi cebinin yanı sıra yayınevinin de cebini dolduruyor. Zira Şafak’ın kitaplarını yayımlayan Doğan Yayınevi son kitabı Aşk’ın erkeklere özel gir kapaklısını yayımlayıp kazançlı bir pazar daha açmayı ihmal etmedi. Şafak’ın romanlarının satması ve tanıtım ise bu anlamda iç içe geçmiş görünüyor. Şafak yazdıkça tanıtımı yapılıyor, tanıtımı yapıldıkça Şafak yazıyor.
Daha iyi yazarlar yok mu peki?
Tanıtım konusunda yayınevlerinin kesenin ağzını sadece belli yazarlara açması ise neredeyse Türkiye’de kaydadeğer başka yazar yok mu izlenimi uyandırırken yayınevlerinin tek hayali de Elif Şafak gibi bir isim bulup, parlatıp sonra da parayı kazanmak oluyor. Bu arada kaydadeğer eserler veren bazı yaraların kitapları da kitapevlerinin rafında 1 ayını bile doldurmadan iade listesine ekleniyor.
Geçen yıl en çok ciro yapan ancak bu yıl listenin 4. sırasına gerileyen Orhan Pamuk için de çok farklı şeyler söylenemiyor. Pamuk’un genelde ‘doğru zamanda doğru sözler’ sarf etmesinden kaynaklı olan satış grafiği bu yıl bir demeç vermemiş olmasından kaynaklanıyor olabilir.
Peki ya para edebiyat ilişkisi…
Edebiyatla uğraşarak, yazarlık yaparak para kazanmanın sakıncalarının en açık şekilde görüldüğü bu yaklaşım edebiyatın hayat geçindirmek için bir meslek olamayacağı anlamına gelmezken, yine aynı listede bulunan yazar Ahmet Ümit konuyla ilgili bir değerlendirmesi edebiyat-para ilişkisinde sakat olan şeyin ne olduğunu açık ediyor: “Yazarın parayla ilişkisi tehlikeli bir ilişkidir. Çünkü biz inandığımız, hissettiğimiz, duygusal olarak bizi etkileyen şeyleri yazarız. Oysa kitabı çok satmak için hedef kitlenin isteklerine uygun şeyler yazılır, bu yazarın ahlakını bozar, etik değerlerini altüst eder. Çok para kazanayım ya da kitabım çok satsın diye yazar okurun isteklerine göre yazmaya başlar, bu da edebi metinleri düşürdüğü gibi edebi ölçütü piyasanın isteklerine indirir.”