Temel Amerika'ya gitmiş.
Ha deyince iş bulmak kolay mı?
Epeyce bir zaman işssiz güçsüz dolaşmış ortalıkta.
Derken, günün birinde bir ilan ilişmiş gözüne:
'' her kızıldereli kulağı için beş dolar!
Müracaat: Yandaki barmene ''

Başlamış bu iş yapmaya.
İş, iyi iş, bereketli iş; lakin, hem yorucu, hem de tehlikeli.
'İyisi mi' demiş, 'Dursun'u da çağırayım memleketten'

Sahiden de iki kişi olunca iş daha keyifli olmaya başlamış.
Kâr, ikiye bölünüyor ama sürümden kazanıyorlarmış.

Şanssız bir günlerinde, yevmiyeyi doğrultamadıkları gibi,
ormanın derinliklerinde dolaşıp durmaktan adım atacak halleri kalmamış;
iyisi mi, şu çalının dibinde sırt sırta verip, biraz kestirelim demişler.

Bir müddet sonra bir çıtırtıya uyanan Temel, etraflarını saran yüzlerce kızıldereliyi bir arada görünce, gözlerine inanamamış.
Hemen dirseğiyle Dursun'u dürtmüş;
'' Ula Dursun, uyan! '' demiş... '' Ha bu gördüğüm rüya değilse, parayı vurduk... ''