Trabzon istikametinde devam ederken, muavin arkadaş bana kapı aralığından gelen soğukluğun rahatsız edip etmediğini sordu. '' Yok, zaten bilerek buraya oturdum. Araba beni tutuyor da... '' cevabıma '' Uşağum, o ki araba seni tutuyordu ön tarafa otursan? '' şeklinde cevap verince ilk önce kızıp kızmadığını anlayamadım. Sonra boş olan hemen yanıma oturup '' Sana bir hikaye anlatayım. Ama bak, ön tarafta bir bayan var; hemen mola da başkasının yerine geçti. Böyle tipler de var. Bunlar tabii önemli değil ama beni dinle, çok güleceksun şimdi. '' Merakımdan ve o an sırıtışımdan hazır olda beklediğimi anlayan muavin kardeş, hemen hikayesini anlatmaya başladı.

Bir gün ardeşen de minibüsle köye çıkan yaşlı ninemiz, arabanın kendisini tutması yüzünden sürekli erken gelirdi durağa ve en ön sırada yerini alırdı. Şöför arkadaşlar kendini iyi tanıdıklarından, genellikle ilk sırada ona bir yer de ayarlardı. Bir gün ninemiz minibüsle köye çıktıktan sonra, işe yeni başlayan şöföre '' Oğlum, yarın sabah geç kalabilirim, bana ön sıralarda bir yer kesin ayır. '' Evet cevabının verdiği mutlulukla evine giden ninemiz, ertesi sabah yaşanacak aksiliklerden bihaberdir. Durağa geldiğinde, otobüsün tıkabasa dolu olduğunu görür ve tek boş yerin en arka sırada olduğunu farkeder. Ama acelesi olan ninemiz, çarşıya inip tezgahını acilen kurması gerekmektedir. Saatte bir minibüsün kalkması da elini kolunu bağlar. Mecburen psikolojik olarak şöföre kızar. Yeni işe başlayan genç arkadaş ise durumu düzeltmek için ön sırada oturanlara rica eder ama kimse oralı olmaz. ( Karadenizli insanı yardımseverdir diye bilirdik ama inatçılığını unuttuk ) Şöför kardeş ne edeceğini düşünüp dururken ninemize en arka tarafa oturmasını ve sözünü tutacağını söyler. Herkes oturur ve minibüs hareket eder. Ama bir farkla! : '' Araba köyden merkeze kadar geri geri gider; yani ninemiz en arka koltukta oturmasına rağmen, en önde gidermiş gibi merkeze inmiş olur. ''

Sorun da çözülmüş olur...
Otobüs Muhabbetleri ALINTIDIR...