Karadeniz Teknik Üniversitesi Forumu - Forum KTÜ Foruma Hoş Geldiniz.
Toplam 2 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 2 arasi kadar sonuc gösteriliyor
  1. #1
    Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    17.Şubat.2018
    Mesajlar
    3
    Üye No
    4608
    Ettiği Teşekkür
    0
    0 mesaja 0 teşekkür aldı

    Standart Suçluluk Duygusuyla Başetmek

    Sorumluluk ve suçluluk duygularına bağımlı biriydim ve anne-baba olarak suçluluk duygusuyla baş etmekte onunla yüzleşmekten daha çok işe yaracak hiçbir şey yoktu. İlk ayrılık suçluluğumu en iyi kızımı doğumundan sonraki dört gün boyunca hastanede bırakmak zorunda kalmam örneklendirebilir. Kızımın vücudumda nefes aldığı, yemek yediği, uyuduğu yaklaşık 96 saatti.
    Bu ilk 96 saat oldukça gelişim göstermişti ya da ben ayrılma suçluluğuna bağlı olarak rol yapıyordum. Ardından kızımı kundağında taşımak ve saatlerce emzirmek en mutlu olduğum zamanlardı. Doğum iznimi kızım günlük bakıma başlayana kadar dört aydan dokuz aya uzatmıştım. Günlük bakımın ilk gününde ikimiz de bebekler gibi saatlerce ağladık. Her doğum gününde ayrılmak kahrediciydi ve günlük bakıma gönderdikçe suçluluk duygum daha da artıyordu. Fakat kariyer hayatım yeni bir hal aldı ve zaman ayırmam gereken ve istediğim gibi zaman ayırabildiğim daha esnek bir hale geldi.
    Günlük Bakıma Gönderme Suçluluğunu Azaltmak

    Günlük bakımla ilgili suçluluğumu hafta içi günlük bakım ve ev saatlerini ayarlayarak azaltmaya çalışmıştım. Ben hala araştırma içindeyken, tam zamanlı bir çocuk bakıcısına ihtiyaç duyduk fakat günlük bakımın kısıtlı imkanlarından dolayı günlük bakımın tatil olduğu iki güneçocuk bakıcısıayarlayarak idare ettik, ailemiz yardımcı oldu ve ben bebeğimi eğlendirirken bir yandan da evde çalışma girişiminde bulundum.
    Bağımsız girişimlerde bulunmak için araştırmayı bıraktığımda, ilk yaptığım şey günlük bakım günlerini kısaltmak oldu. Hala daha saatlerin yetmediği işlerle boğuşma problemi yaşıyordum, fakat son düzenleme hafta sonları kızımla zaman geçirme fırsatı sağlasa da okula gittiği günlerde çalışmak zorunda olmamın suçluluğu vardı. Günlük bakımın kızımın hayatını çeşitlendirdiğine inanıyorum. Öğretmenini, arkadaşlarını ve okulda yaptığı faaliyetleri sevdiği çok açık. Uyumak bazen güç olsa da onu almaya gittiğimde hiçbir zaman ayrılmaya hazır olmadı!
    Anne-Babaların İhtiyacı Olan Suçlu Hissetmeme Günü

    Bu etaba geçiş yapmak, hayatının ilk yıllarını yaşayan kızım için şaşırtıcı olmadı, ben ve eşim dışarıda baş başa zaman geçirme konusunda çok katıydık. Ayrılık gerginliğiyle baş edecek olmak ve kızımın gece düzeni konusundaki aşırı korumacılığımız bir problemdi ve özellikle eşim yoğun bir haftadan sonra kafa dinlemek için dışarı çıkma konusunda suçlu hissederdi. Fakat kızımın büyüdükçe, birlikte zaman geçirmeye odaklanırken daha güçlü bir aile olduğumuzu fark ettik. Saatlerimizi aile olarak bir arada olmaya adıyorduk. Suçluluk duygusuyla baş etmek.
    Çözümden Önce Sorunu Gözden Geçirme

    Eşim ve ben dünyanın bize çeşitli imkanlar sunduğuna gerçekten inanıyoruz. Birkaç hafta önce, kızımızın ilkokula geçiş süreciyle mücadele ederken ciddi anlamda yıpranmıştık. Eşim ve ben çocuk bakıcısı problemine yeniden göz attık. Tam olarak bir hafta sonra, komşumuz onunla daha fazla zaman geçirmek istediğini söyleyerek kızımıza bakabileceğini söyledi. Evren size bunun gibi apaçık bir fırsat sunduğunda, suçluluk duygusunun üstesinden gelebiliyor ve dışarıda olduğunuz dakikaların tadını çıkarabiliyorsunuz.

  2. #2
    Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    23.Ağustos.2019
    Mesajlar
    8
    Üye No
    6345
    Ettiği Teşekkür
    0
    0 mesaja 0 teşekkür aldı

    Standart Suçluluk Duygusuyla Başetmek

    17.yy.dan önce ki hapishaneler hakkında bilgi vermem gerekiyor bu konunun daha iyi anlaşılmaısnı sağlıyacağını düşünüyorum.17.yy dan önce hapishaneler günümüzdekilerle çok farklıdır bunların başında özgürlük konusundaki serbestlik ve genel anlamda hapishanelrin gevşekliği gelmektedir.ögürlük konusndaki serbestlikleir de günümüzdeki hapishanelrdeki özgürlük gibi denetim altındada değildi...ziyaretçi sınırlamasının ve saatinin olmadığı suçluların partiler düzenleyebileceği kadar dersem snaırım daha fazla açıklamaya gerek kalmaz.Ayrıca suçlu kategoriside bu günki gibi değildi genellikle sarhoşlar ve akıl hastalarını barındırmaktaydı ve hapishaneler mahalli özelikteydi.17.yy dan sonra bunun caydırıcı olmadığı tespit edilerek işlikleraçılmıştır.bu işlikler suçluların sosyal hayata kazndırılma amaçlı olan ve suçluların cezaevinde farklı işlerde çalışması için kurulan cezaevleridir.Fakat çok zamn geçmeden buralarda suçlulara eziyet verecek kadar ağır işler yüklenmesi ile işlevini kaybetmiştir ve amacına ulaşamıyarak fazla uzun sürmedn kapanmıştır.19.yy da hapishanelerde ve suçluluk konusundaki düşüncelerde, hapsihanelerin büyük genele hitap etmesi ve en büyük suçun insan haklarıın gelişmesi ile adam öldürmek olduğu belirlenmesi gibi büyük değişimler olmuştur.özelliklede hapishanelerin değişiminin başında suç potansiyeli taşıyan kişiye en caydırıcı yöntemin özgürlüğünün kısıtlanması olduğu tespit edilmiştir ve eski hapishanelerdeki gevşek ve özgür ortam kaldırılarak özgürlüklernin kısıtlandıkları bir ortam hazırlanmıştır.Fakat tüm bunlar hapishanelerin suç konusundaki caydırıcılığını sağlamakta başarılı olamamıştır.Evet belki özgürlüğü kısıtlanması kişiler için gerçekten caydırıcı gibi gözüksede başka problemler ortaya çıkmıştır.Çünkü özgürlük sevgiyi,baskı şiddeti doğururBu problemlerde hapsihanelerdeki ıslah çabaları eksiklğinden kaynaklanmaktadır.hapisten çıkan kişilerin ortalama 4 yıl içinde tekrar suç işlemeleri de bunun kanıtı olmaktadır.Bu bahsettiğim ıslah çabalarıınn yetersiz olmasının temel sebebide suçluların hapishanelerde hayatın normlarından uzak kalarak hayattan soyutlanmış olmalarıdır,hayattan soyutlanmak demeklede onların orada aile hayatından ve birçok kişisel eşyasından uzak kalması,normal şartlarda iletişim kurmalarının engellenmesisabah uyandığında tramvaya binerken görevli ile iletişimi gibi,heteroseksüel ilşkilerinin engellenmesi gibi özelliklerden mahrum bıraklımasıdır.Doğal olarakta bu soyutlanma sonucunda hapishaneden çıktıklarında hayata uyum sağlayamadıklarından ve tabi etiketlemenindeo adam katil suç işlemiş bizim aramızda işi yok gibi cümleler etkisiyle yeniden suç işlemektedirler.tabi suç işlemelrinin diğer bir nedeni de sürekli suçlu olanlarla bir arada kalmaları onları olumsuz yönde etkileyerek bilinçaltlarına suçun yerleşmesidir.Son zamanlarda yetkililer çözüm olarak şartlı tahliye,ceza indirimi gibi yöntemler öne sürmüşlerdir şartlı tahliye kişinin belirli aralıklarda yerini ve sağlık durumunu bildirerek normal yaşamını sürdürmesi,ceza indirimi ise hapishane içindeki iyi hali göz önünde bırakılarak ceza süresinin kısaltılması şeklinde bir ödüllendirme şeklindeki ıslah çabaları olmaktadır.Bu son öne sürülen ıslah çabalarıın caydırıcılıkla ters düşmemesi için çözümler aranmaktadır.


 

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 2 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 2 misafir)

     

Bu Konu için Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
bu sitede yazılanların tümü, üyelerimizin kişisel bilgi, yorum ve düşüncelerinden oluşur. doğruluk garantisi yoktur. türkiye cumhuriyeti kanunlarında yazılı olan ne varsa ilgili tüm kanunlar burada da geçerli olup aksi davranışlar ilgili üyeyi bağlamaktadır. üyelerin kaydettiği yazıların tüm hakları ve aidiyetleri forum ktü'ye devredilmiş sayılır. sitede yayımlanan özgün içerikli yazıların kaynak gösterilmeksizin başka bir yerde yayınlanması doğru değildir. bunu yapan tosundur. bu şekilde yürütülmesi durumunda iş bu kişi karadeniz teknik üniversitesi fatih kampüsünde ikinci öğretimlerin ders çıkışı esnasında bir gece vakti kurtlara yem yapılacaktır. bundan doğacak herhangi bir sorunda yüce güçlere telgraf çekilecektir ve bütün sınavlarından ff alması gibi lanetlere maruz kalabilecektir. hukuki gereksinimler haricinde üyelerimizin her türlü bilgileri sevimli hayalet casper'ın korumakla yükümlü olduğu "forum ktü kozmik odası"nda saklı tutulur, gerçek bilgileri verilemez. sigara içmeyin ciğerlerinize yazıktır.
-copyright © 2008-2015 forum ktü-

Yukarı Git