TERÖR ÖRGÜTÜNÜN SİGARA KAÇAKÇILIĞI
Terör örgütü PKK, terörist faaliyetlerinin yanı sıra, her tür organize suç içerisinde yer alıyor. Örgüt, faaliyetlerini finanse edebilmek amacıyla, uyuşturucu madde kaçakçılığı başta olmak üzere silah ve insan kaçakçılığı ile kara para aklama faaliyetine başvuruyor. Her tür kaçakçılıktan sağladığı parasal kaynağı ise, silaha çevirerek kanlı eylemlerini sürdürüyor.

Son günlerde basında yer alan haberlere göre kaçak yollarla Türkiye’ye sigara getirilmesinde ve ülke içinde dağıtılmasında terör örgütü PKK’nın paravan olarak kullanıldığı bildiriliyor. Raporlara göre geçen yıl 10 milyon 150 bin paket sigara ele geçirildiği vurgulanıyor.

Gelişmenin önündeki en büyük engel olan kayıt dışı ekonominin içerisinde tütün, tütün mamulleri kaçakçılığı önemli bir yer tutuyor. Sigara ve alkollü içki kaçakçılığı kamu düzeni, kamu güvenliği, toplum sağlığı ve rekabetçi piyasa karşısında önemli bir tehdit olarak görülüyor. Piyasaya sürüldükten sonra yakalanma riskinin azalması ve yüksek kar getirmesi nedeniyle suç örgütlerinin daha fazla yöneldiği sigara kaçakçılığı son yıllarda özellikle Doğu ve Güneydoğu Bölgelerinde giderek artan bir suç türü olarak kayıtlara geçiyor.

Özellikle Van, Diyarbakır, Batman, Bitlis, Muş ve Şanlıurfa illerinde gerçekleştirilen operasyonel çalışmalar sonucunda ele geçirilen kaçak sigara oranlarındaki artış, bu bölgede faaliyet gösteren suç örgütlerinin yoğunluğunu ortaya koyuyor. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde bulunan illerde gerçekleşen yakalamalara bakıldığında başta Irak’ın kuzeyi olmak üzere İran ve Suriye’den yurda kaçak ve sahte sigara getirildiği gözleniyor.

Kaçakçılık faaliyetinin terör örgütleri ve organize suç gruplarına finansman kaynağı oluşturduğu, PKK mensuplarının sınırdan sigaraların yasa dışı yollardan geçirilmesinde etkin rol oynadığı kaydediliyor. Tütün mamullerinin ülke genelinde dağıtımına aracılık eden terör örgütünün mahallelerde izinsiz gösteriler düzenleyerek kaçakçılığa da paravan olduğuna dikkat çekiliyor.

Bazı kaçakçıların terör örgütü mensuplarının aracılığıyla çocuklara 5-10 TL arasında para vererek zaman zaman da yemek ısmarlayarak polise taş atıp gösteri yapmalarını sağladıkları, bu vasıtayla da dağıtımı gerçekleştirdiklerine işaret ediliyor. Kaçakçıların depolarına baskın yapılması durumunda 18 yaşından küçük çocuklara para vererek malın sahibi gibi göstermeye çalıştıkları, sigara kaçakçılarının dağıtım merkezi olarak izinsiz gösterilerin yapıldığı mahalleleri seçtikleri belirtiliyor.

Geçen yıl yapılan operasyonel çalışmalarda kaçak sigaraların ağırlıklı olarak, ''sırtçılık'' diye tabir edilen, yaya olarak çuvallar içerisinde veya yük hayvanlarının sırtında taşınma yöntemiyle Türkiye'ye getirildiği, sınır köylerinde toplandığı ve buradan otobüs veya kamyonların gizli bölmelerinde saklanarak iç piyasaya dağıtıldığı vurgulanıyor. Bunun yanı sıra kargo aracılığıyla da kaçak ve sahte sigara sevkiyatının gerçekleştirildiği biliniyor.

Kaçak ve sahte sigaranın ülkeye getirilmesinde kullanılan bir başka güzergahın da deniz yolu olduğu belirtildi. Özellikle KKTC'den Türkiye'ye gelen gemilere yüklenen sigaraların bir kısmının naylona sarılı olarak açık denize atıldığı ve küçük teknelerle alınarak yurda getirildiği, bir kısmının ise gemi çalışanları vasıtasıyla ya da çöp poşetlerine gizlenerek gümrükten geçirildiği bildiriliyor.

Terör örgütü PKK’nın finansman temini için her türlü kaçakçılık faaliyetine yöneldiği anlaşılıyor. Sadece Türkiye’ye değil, gerçekleştirdiği şiddet eylemleriyle tüm dünyaya zarar veren terör örgütü PKK’ya karşı bütün ülkelerin üstlerine düşen görevi yerine getirmeleri gerekiyor. Uluslararası bir sorun olduğu bilinen terörün finansmanına yönelik kalıcı ve kararlı önlemler ile terörle mücadelede başarının sağlanmasının da her türlü art niyetten uzak gerçek manadaki “Uluslararası İşbirliği”ne gidilmesi sonucu gerçekleşeceği değerlendiriliyor.

Helin Demir
helindem@mynet.com