Çorum katliamı, Çorum'da 1980 Mayıs-Temmuz aylarında meydana gelen sağ-sol ayrımı temelinde, mezhep çatışması yüzünden Çorum ilinde ortaya çıkan kanlı olaylar. 57 Alevi ve sol görüşlü yurttaşın ölümü ve yüzlercesinin yaralanmasıyla sonuçlanan olaylar.

Olaylar öncesi ortam

Olaylardan hemen önce Çorum Emniyet Müdürü Hasan Uyar görevinden alınarak yerine Tunceli'de görev yapmış olan Nail Bozkurt atandı. Milli Eğitim Müdürlüğü'ne MHP'li Fethi Katar getirildi. Çorum valiliğine Rafet Üçelli atandı. 40'a yakın polis memuru başka illere nakledildi.
1980 yılındaki 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı kutlama hazırlıkları sırasında kızların kıyafetleri bahane edilerek şu bildiri dağıtıldı:
"Müslüman namusuna sahip çık" "19 Mayıs gösterileri adı altında yine namus bacılarımızın iffet ve hayasına kahpeçe ve haince saldıracak bir gün geliyor. Yüreklerimizi parçalıyor, içimize kan akıtılıyor." "Yine müslüman evlâdı kan ağlamaya kafir düzen tarafından soyularak, en müstehcen ve kepaze kılıkta teşhir edilecektir. Bin yıllık mübarek tarihimize bundan büyük bir leke sürülebilir mi? Kurtuluş Savaşında namusunu Yunan eli kirletmektense ölmeyi tercih eden mübarek ninelerimizin kemikleri sızlamaz mı? Ey müslüman, düşün, süngüyle ama karnında çocuk çıkarken zihniyetle bu zihniyetin farkı ne? Namazını kıl, orucunu tut yeter; karışan mı var diyen gafil müslüman sen de düşün... Düşün ki, haddini bilmeyenlere bildirelim hadlerini. Şu haris-i Şerifi asla unutma, haksızlık karşısında susan, dilsiz şeytandır. Ne mutlu canı ile, kanı ile, malı ile CİHAD edenlere..." "İslâmcı Gençlik"
Gün Sazak'ın öldürülmesi ve protestolar

Milliyetçi Hareket Partisi'nin (MHP) önde gelen isimlerinden Gün Sazak'ın 27 Mayıs 1980'de kimliği belirlenemeyen kişiler tarafından öldürülmesiyle Çorum'da da gerginlik arttı. Alevi ve Sünni mahalleleri arasında barikatlar kuruldu ve sokağa çıkma yasağına karşın, çatışmalar oldu.
Bu suikasti protesto etmek üzere ülkenin farklı yerlerinde eylem yapan MHP taraftarı ülkücülerin gösterileri şiddet olaylarına dönüştü. Sivas'ta 28 Mayıs Çarşamba günü, Çorum’un en işlek caddesinde, çoğunluğu çocuk ve gençlerden oluşan ülkücüler “kanımız alsa da zafer İslâmın, Kana kan, intikam” sloganlarıyla yürüyüşe geçtüler. Yürüyüşte cadde üstündeki çok sayıda dükkân zarar gördü. Aynı şekilde 29 Mayıs'ta yapılan gösteriler sırasında da çok sayıda ev ve iş yeri ateşe verildi. Çorum'daki gösteriler sırasında da Kuran'ı Kerim'e küfrettiği sonradan öğrenilenTÖB-DER üyesi bir öğretmen ülkücüler tarafından öldürüldü, bir çok dükkan tahrip edildi. Kentin çevre il ve ilçelerle bağlantıları göstericiler tarafından kesildi. Alevilerin ve solcuların,göstericilere silahla karşılık vermeye başlaması üzerine, olaylar çatışmaya dönüştü ve askeri birlikler bölgeye müdahale etti.

Katliamın başlaması

Mayıs ayında yaşanan bu gerginlik askeri müdahaleye karşın devam etti. 30 Haziran'da MHP yanlısı bir işadamına ait bir otomobilden Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) taraftarlarının ve diğer solcuların yoğun olduğu bölgelerde sivillerin üzerine ateş açıldı.
1 Temmuz sabahı da bazı mahallelerde ve SSK çevresinde halkı "cihata" çağıran bildiriler dağıtıldı. Aynı günün akşamında Emniyet Müdürü Hasan Uyar'ın emri üzerine, sol çevreden ve Alevi önde gelenleri arasından pek çok kişiyi gözaltına aldı. Aynı saatlerde Alevi mahallelerinde halkın üzerine ateş açıldı ve evler ateşe verildi. Bir çok insan rehin alınıp işkenceye maruz kaldı. Olaylar sırasında 4 kişi öldü. Ertesi gün kentin giriş çıkışlarını kontrol altına alan ülkücüler pazar için kente gelen Alevi köylülerin traktörlerini ve mallarını yakıp, işkence yaptılar.
Cuma namazını kılmakta olan (4 Temmuz 1980) cemaat, Komünistler Alaeddin Camii'ne silah ve bombalarla saldırdılar gibi asılsız haberlerle kışkırtıldı.Halk, sokaklara dökülünce, olayın hazırlayıcıları eyleme geçerek evlere, iş yerlerine saldırdılar.
Bunun sonucunda Ulu Camii yakınında bir işçi öldürüldü. Milönü Mahallesi girişinde bulunan Alaaddin Camii hoparlörlerinden "Allah Allah" sesleri yayınlanmaya başlayınca, yeniden saldırıya uğradığını düşünen mahalle halkı mahalle çıkışına doğru kaçmaya başladı. Bu kitlenin üzerine hem ülkücüler, hem de polis tarafından ateş açılması sonucu bir çok kişi öldü ya da yaralandı. Aynı zamanda TRT'nin akşam haberlerinde Çorum'daki olayların "Alaaddin Camii'ne ateş açılmasıyla başladığını" duyurması galeyanın devam etmesine yol açtı.
5 Temmuz'da solcuların yoğun bulunduğu Milönü Mahallesi'nde polis solculara karşı yeni tutuklamalar başlattı. Bir yandan da çevre kentlerden ve köylerden ülkücüler Çorum'da birikmeye başladılar.
Olaylar sırasında Alevi mahallelerinden ülkücüler tarafından rehin alınan 10 kişi MHP il başkanı İsmail Taştan ve Çorum Ülkücü Gençlik Derneği başkanı Seydi Esenyel'in talimatlarıyla öldürüldü.[kaynak belirtilmeli]
Olaylar sırasında toplam 57 öldürülen insanın yanı sıra, iki yüzü aşkın kişi de ağır yaralandı. Üç yüze yakın bina tahrip edildi. Altı yüz kadar aile göçe zorlandı. Çorum Katliamı, Kahramanmaraş Olayları ile birlikte sağ görüşlülerin, Alevilere ve sol görüşlülere yönelik en büyük katliamlarından biridir.

Sünniler ile Aleviler arasında sokak çatışmaları başladı. Alevilerin konutları, iş yerleri kundaklanarak yakıldı; ölenler oldu. Olayların genişlemesi üzerine Samsun, Amasya ve Kayseri'den Çorum'a güvenlik güçleri ve askeri birlikler getirldi ve yeniden sokağa çıkma yasağı kondu.
Olayların yatıştırılabildiği 10 Temmuz tarihine gelindiğinde resmi rakamlara göre 26 kişi yaşamını yitirmiş, çok sayıda vatandaş yaralanmış, evler,iş yerleri yakılıp yıkıma uğramıştı. Kayıp ihbarlarının sayısı ise 100'ün üzerindeydi. Bu olaylardan sonra, Çorum'dan 600 kadar aile başka yerlere göç etmek zorunda kaldı.