PKK EYLEMLERİ ÜZERİNE DEĞERLENDİRMELER
Terör örgütü PKK’nın Mayıs ayı ile birlikte eylemlerini hızlandıracağının anlaşılması üzerine Doğu ve Güneydoğu’da güvenlik önlemlerinin arttırıldığı bildiriliyor. Terör uzmanları “Abdullah Öcalan’ın İmralı’daki özgürlüğü devam ettikçe bu saldırıların süreceği” değerlendirmesinde bulunuyor. Örgüt ile iletişimi aksamayan, avukatları ve akrabaları ile rahatça görüşebilen, onları kurye olarak kullanan Abdullah Öcalan, hem siyasette etkili oluyor, hem de örgütün eylemlerine yön veriyor. Uzmanlar, her hafta yayınladığı tebliğlerin anında yayın organlarına ulaştırılıp kitleleri etkilemesi sağlanırken, AB’den gelen baskılar nedeniyle Apo’nun engellenmediğini düşünüyor. Avrupa Birliği İmralı sakinini sahipleniyor. Apo’nun mahkumiyeti AB’nin merceği altında tutuluyor ve heyetlerle İmralı’ya gelinerek raporlar düzenleniyor kısacası AB yoluna Apo şartları konuluyor.
Demokratik açılıma yönelik olarak Kürt kökenli vatandaşların yaşam koşullarını iyileştirmek için atılan önemli adımların da önüne çıkan Abdullah Öcalan, Kürt meselesinin Apo meselesi olarak ele alınmasını, kendisini serbest bıraktıracak bir yol açılmasını dayatıyor ve bu şartlarının kabulü için PKK’yı kullanıyor. Apo dolaylı olarak BDP üzerinden iktidara bazı dayatmalarda bulunuyor. İktidar bu isteklere boyun eğmeyince de Apo sonuç alamayacağını anlıyor. PKK’nın son saldırılarında bu görüşlerin de izlerinin bulunduğu söylenebiliyor.
Son terör saldırılarının örgütün yerel unsurlarının inisiyatifiyle gerçekleştirilemeyeceği, eylemlerin talimatının Kandil’den verildiği belirtiliyor. Örgütün strateji değişikliği mesajının Abdullah Öcalan ve Kandil’den verildiği söyleniyor. Murat Karayılan’ın da örgüt birimlerine “Saldırı için hazırlanın” mesajı gönderdiği vurgulanıyor. Kapatılan DTP Eş başkanı Ahmet Türk’e yapılan saldırının ardından Kandil’de yapılan “Bu saldırı yanıtsız kalmayacak” açıklaması da eylemlerin talimatının nereye dayandığını belli ediyor.
Yeniden eylem kararının Cemil Bayık ve Duran Kalkan gibi örgüt yöneticilerinin baskısıyla alındığı kaydediliyor. Seçimlere kadar hükümeti yıpratma stratejisi uygulayacak olan örgütün, anayasa teklifinin referanduma sunulması halinde bölgede halkın sandığa gitmesini önleyeceği iddia ediliyor.
Genelkurmay Başkanı Org. Başbuğ’un, terör olaylarının Karadeniz ve Tunceli’de yoğunlaştığını ifade ederek, “Bu olayların Tunceli’deki eşkiya başı tarafından yönetildiği” yönündeki sözlerinin dikkatlerin Tunceli’ye yoğunlaşmasına yol açtığı belirtiliyor.
Bölgede Süleyman Şahin, örgüt mensuplarına komuta ediyor. Şahin’in altında Tokat’taki saldırıyı da gerçekleştiren Mahir Başkale bulunuyor. Şeyhmus kod adlı bir terörist de Başkale’nin yardımcısı olarak karşımıza çıkıyor.
Abdullah Öcalan’ın avukatları aracılığıyla en son şunu yaydığı da dikkatlerden kaçmıyor: “Orta yoğunluklu bir savaşa hazır olun!”
İşte bütün bunlar PKK’nın son eylemleri ile ilgili değerlendirmeler. PKK hiçbir zaman verdiği sözleri tutacağa benzemiyor. Artık barış istiyoruz söylemlerinin samimi olmadığı bir kez daha anlaşılıyor. PKK’ya güvenmek imkansız gibi görünüyor.
Helin Demir
helindem@mynet.com