PKK’YA YÖNELİK OPERASYONLAR VE TEPKİLER
TSK’nın 20’ye yakın savaş uçağıyla Kuzey Irak’ın Hakurk-Zap bölgesinde 50’ye yakın hedefe operasyon düzenlediği bildiriliyor. Kuzey Irak’ta yapılan harekat 3’lü mekanizmanın karar aldığı eylem planının devreye sokulduğunu gösterirken, Kuzey Irak’taki hedeflere iki seneye yakın zamandır harekat yapılmadığı, en son 2008 yılı yaz aylarında yoğun hava harekatlarının yaşandığı, 2008’in Ekim ayına kadar 10 büyük çaplı harekat yapıldığı, 100’lerce hedefin vurulduğu, 2009 yılında da operasyonlara ara verildiği biliniyor. PKK’nın art arda gelen eylemleri, karakollara yapılan saldırılar ve mayınlı tuzakların pek çoğunun Kuzey Irak’tan gelen PKK’lılar tarafından yapıldığı ya da eylem talimatının buradan verildiği yönündeki hususların operasyonların yeniden başlamasına sebep olduğu belirtiliyor.
Geçen yıl harekat yapılmaması nedeniyle PKK’nın kendisini rahat hissettiği, yeni kamp yerleri kurduğu ve bölgede yaz aylarındaki eylemliliğe dönük aşırı hareketlilik yaşandığı görülüyor. Bu tespitin ABD, Irak ve Türkiye’nin dahil olduğu 3’lü mekanizma toplantılarında yapıldığı ve geçtiğimiz günlerdeki toplantılarda da bir eylem planı yazıldığı, ilk defa böyle bir dokümanın ortaya çıktığı, bundan sonraki eylemlerin bu plan çerçevesinde yürütülmesinin karara bağlandığı bildiriliyor.
Kuzey Irak’a yapılan bu günlerdeki operasyonlarda söz konusu eylem planının devreye sokulduğu, toparlanmaya başlayan unsurlara kapsamlı bir hava harekatı yapıldığı, 20’ye yakın savaş uçağıyla 50’ye yakın hedefin vurulduğu kaydediliyor.
Büyük bir grubun Kuzey Irak’tan hareket ettiği ve Türkiye’ye doğru ilerlediği bilgisinin harekatı hızlandırdığı, sınır karakollarına saldırı duyumlarının etkili olduğu vurgulanıyor.
Belirlenen hedeflerin vurulduğu harekatla ilgili sonuç değerlendirmelerinin daha sonra yapılacağı, ilk bilgilerin ise başarılı ve hedeflerin vurulduğu yönünde olduğu bildiriliyor. Önümüzdeki günlerde ise PKK’nın yaz aylarındaki eylemlerinin önüne geçmek amacıyla düzenlenecek benzer hava harekatlarının görülebileceği kaydediliyor.
Operasyonlar devam ederken BDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş ta konu ile ilgili açıklamalarda bulunuyor. BDP olarak çok uzun zamandır Türkiye’nin Kürt sorununu diyalogla, barış içerisinde çözmesi için çaba gösterdiklerini, temel sorunların çözümünün, iç dinamiklerle ve demokratikleşme çerçevesinde ele alınması konusunda ciddi bir muhalefet yürüttüklerini, gelinen aşamada çok aktörlü bir sorun olduğunun anlaşıldığını ancak ülkenin kendi iç meselesi olarak ele alınması halinde rahat çözülebileceği tezini savunduklarını, Türkiye’de yaşayan Kürtlerin Türkiye’nin düşmanı değil bir parçası olduğunu, barışı savunmanın cesaret işi olduğunu, bir tek gencin dahi hayatını kazanabilmenin milyonlarca oya bedel olduğunu ifade ediyor.
Bu arada 23 Mayıs 2010 tarihinde, Hakkari/Yüksekova'daki Şemdinli yolu üzerinde BDP’liler tarafından "Canlı Kalkan" eylemi gerçekleştirildiği bildiriliyor. Yürüyüş sırasında eylemcilerin, Abdullah ÖCALAN posterleri ve PKK/KONGRA-GEL bayraklarının yanısıra TSK tarafından 20 Mayıs 2010 tarihinde Irak'ın kuzeyine gerçekleştirilen hava operasyonu neticesinde öldüğü örgüte müzahir internet sitelerince duyurulan PKK/KONGRA-GEL mensuplarının fotoğraflarını taşıdıkları belirtiliyor.

Operasyonların gerekçeleri ve BDP’nin tepkisi bu boyutta devam ederken ağır kayıplar veren terör örgütü PKK'nın, Iraklı Kürtlerin desteğini alma çabası da sonuçsuz kalıyor. TSK ve İran Ordusu'nun PKK/PJAK'a yönelik Türkiye-İran-Irak sınır bölgelerinde sürdürülen operasyonların normal olduğunu belirten IKDP ve IKYB'li yetkililer, terör örgütünün Irak'ın kuzeyini üs olarak kullanmasına kesinlikle izin verilmeyeceğini vurguluyor. Kuzey Irak bölgesel yönetimi lideri Mesud Barzani'ye bağlı güvenlik güçlerinin başındaki Cabar Yaver, operasyonun kendileri için bir sorun oluşturmadığını söylerken, IKYB'ye bağlı yerel güvenlik güçlerinin başındaki Mahmud Sengavi ise PKK/PJAK'lı teröristlerin Türkiye ve İran'dan Irak'ın kuzeyine geçmeleri durumunda karşılık verileceğini, silahlı çatışmalar yaşanabileceğini duyuruyor. Iraklı Kürtlerin bölgedeki güvenlik işleri sorumlusu Mam Rostem de "Türkiye ve İran'ın 2-3 askerini öldürmekle Kürtlerin özgürlüklerini kazanamayacağını, PKK'nın silahlı eylemlerinin Iraklı Kürtlerin de güvenliğini ve geleceğini tehlikeye attığını'' belirtiyor. Bu arada, PKK üst düzey yöneticilerinden Murat Karayılan'ın, KDP ve KYB'li yetkililere tehdit mektubu gönderdiği, Barzani ve Talabani'yi "PKK'yı satmakla'' suçladığı, anlaşmaya imza koyanları "Kürtlerin düşmanı'' olarak nitelediği öne sürülüyor.
Gelecek günlerde de devam edeceği öngörülen PKK’ya yönelik operasyonların örgütü her geçen gün daha da köşeye sıkıştıracağı, çıkmaz bir yolun eşiğine getireceği değerlendiriliyor.
Helin Demir
helindem@mynet.com