PKK-F.GÜLEN İLİŞKİLERİ
Demokratik açılım çalışmaları ile birlikte özellikle örgütün tasfiyesinin amaçlandığı söylemleri paralelinde PKK sorumluları tarafından yapılan Fethullah Gülen Grubu Nurcu kesimi hedef alan açıklamaların gündemi epey meşgul ettiği biliniyor. PKK’nın üst düzey yöneticilerinden Murat Karayılan’ın ve Cemil Bayık’ın Fethullah Gülen cemaatinin ileri gelenlerine “Kürt halkına düşmanlıktan vazgeçin” çağrısı yaptıkları ise PKK’nın her zamanki tehditkar tavrını gözler önüne seriyor. Bu arada “Karayılan Gülen cemaati kurumlarına saldırı talimatı verdi” yönünde çıkan haberlerin doğru olmadığını söyleyen Karayılan, “Gülen cemaati Kürtlere, hareketimize düşmanlık yapıyor, saygısız yaklaşıyor. Şiddet içerikli bir talimatım olmadı. Kaldı ki yaparsak bunları bölgeden sileriz” diyerek görüşlerini açıkça beyan ediyor.
Bu aralarda ise Demokratik Toplum Kongresi üyeleri ve BDP’lilerin Fethullah Gülen Grubu hakkında yoğun görüşmeler yaptıkları, söz konusu görüşmelerde; Fethullah Gülen Grubunun özellikle Kürtlerin yoğun olduğu bölgelerde yayılma gösterdiği, Gülen grubu mensuplarının Kürtçe yayın yapan TV kanalları kurmaya çalıştıkları, F.Gülen’in İnsani Yardım Vakfı gemileriyle ilgili olarak Türkiye’nin imajının zedelenmesini amaçladığı yönünde yorumların yapıldığı belirtiliyor. Abdullah Öcalan’ın da 22 Temmuz 2007 seçimlerinden sonra avukatlarıyla yaptığı görüşmelerde, F.Gülen cemaatinin Irak’ın kuzeyinde yürüttüğünü düşündüğü Kürt-İslam sentezinden rahatsızlık duyduğu vurgulanıyor. Bu bağlamda PKK’nın siyasal mücadele tarzını temel strateji olarak benimsemesine istinaden bu aşamada mütedeyyin kitleleri siyasi ve bürokrasi alanında güçlü F.Gülen Grubu Nurcu kesimden uzaklaştırmayı ana hedef olarak benimsediği anlaşılıyor.
Son günlerde PKK’nın şiddet eylemleri ve saldırılarını yoğunlaştırmasının ardından F.Gülen cemaatinden çarpıcı bir açıklamanın yapıldığı bildiriliyor. Terör saldırılarının Türkiye’yi demokrasi ve insan haklarından uzaklaştırmak için karanlık odaklar tarafından sahneye konulduğunu aktaran F.Gülen, kirli planların amaçlarına ulaşamayacağını belirtiyor. F.Gülen terör saldırılarının “göstere göstere” yapıldığına dikkat çekerek karanlık oyunların bir yenisinin daha sahneye konulduğunun unutulmaması gerektiğini vurguluyor. Gülen, “Milletimizin yapması gereken, meydana gelen üzücü olayları, çirkin emelleri için kullananların kışkırtmalarına gelmemek, insan hakları ve demokratik alandaki kazanımlarımızı kaybettirecek düşünce ve hareketlere pirim vermemektir” diyerek mesajını yayınlıyor. Gülen açıklamasının devamında, parti, mezhep ve etnik kimlik ayrımı yapmadan teröre karşı ortak tavır almanın, şer odaklarına boyun eğilmeyeceğini ortaya koymak anlamına geleceğini söyleyerek adı ister demokratik açılım ister kardeşlik projesi olsun insanların birlik beraberlik ve sulh içinde yaşaması ve konuya sağduyu ile yaklaşılması gerektiğine değiniyor.
Sonuç olarak terör örgütü PKK ve F.Gülen cemaati ilişkilerinde tam anlamıyla bir karmaşa yaşandığı, gelecek günlerde de tehditlerin, birbirlerini kınamaların ve duyulan rahatsızlıkların boyutlarının değişik aşamalardan geçeceği değerlendiriliyor.
Helin Demir
helindem@mynet.com