ÖCALAN’IN AVUKATINDAN ÇARPICI AÇIKLAMALAR

Terör örgütü PKK ve Abdullah Öcalan’la ilgili gizli kalan gerçekler yeni itiraflarla aydınlanmaya devam ediyor. Bir dönem PKK elebaşı Abdullah Öcalan’ın sağ kolu olan ve avukatlığını üstlenen avukat Hüseyin Yıldırım’ın açıklamaları da sır denizinde yeni aydınlıklar yaratıyor.

Kamuoyunda Abdullah Öcalan'ın eşi olarak bilinen Kesire Öcalan hakkında önemli açıklamalarda bulunan Hüseyin Yıldırım, "Kesire, Apo'nun gizli ilişkilerini öğrendi. Ve kopuş buradan geldi." şeklinde konuşuyor.

"Kesire konuşursa yer yerinden oynar." diyen Hüseyin Yıldırım, şunları öne sürüyor: "Apo'nun tüm bağlantıları, kimlerle bağlantıları varsa hepsi ortaya çıkar. Ve Apo'nun söyleyecek bir şeyi kalmaz. Açıklananlardan sonra da Öcalan, Kürtlerin gözünde sıfıra iner."

"Devletin birikmiş sorunlarına ilk defa değiniliyor" diyen avukat Hüseyin Yıldırım, "Gerek BDP, gerekse Kandil cephesinde, Kürt halkı adına çok acı bir politika izlendiğini, İmralı’nın açılıma karşı olduğunu, çünkü açılımın başarıya ulaşması halinde, Abdullah Öcalan’ın biteceğini, olayın bu kadar açık olduğunu" belirtiyor.

Cihan Haber Ajansı'na açıklamalarda bulunan Yıldırım, örgütte beyin düzeyinde insanların katledildiğini, Apo'nun katliamlar yapmasında, diktatör haline gelmesinde PKK’lıların ve aynı görüşü paylaşanların tümünün payı bulunduğunu,herkesin payı oranında kamuoyuna özeleştirilerde bulunması gerektiğini, özellikle Çetin Güngör muhalefetinde katledilen insanların sorumlusunun Kesire olduğunu, Kesire’nin ilişkileri provoke etmeye çalıştığını, PKK mantığıyla hareket ettiğini, vurguluyor.

Hüseyin Yıldırım, Apo ile Kesire’nin ayrılma sebeplerinin, Kesire’nin, Apo'nun gizli ilişkilerini öğrenmesinden kaynaklandığını, Kesire'nin "Bir çobanla evlenmeyi Apo ile evlenmeye tercih edeceğini, zaten sevgiye dayalı bir evlilikleri olmadığını açıklıyor.

Apo'nun kadınlarla ilişkisinden dolayı Kesire ile Apo’nun ayrıldığını söyleyenlerin de bulunduğunu ancak durumun daha ciddi olduğunu, halen nikâhlı göründüklerini, PKK'nın baskıcı mantığının oluşmasında Kesire'nin rolünün büyük olduğunu, Apo'nun diktatörleşmesinde de rolünün bulunduğunu, Kesire’nin aslında, Apo'dan etkili ve birikimli bir kişilik olarak sahneye çıktığını anlatıyor.
Kesire’nin İsveç'te oturma izninin bulunduğuna, bir ara, dil öğrenmek için İngiltere'ye gittiğine, Hollanda'da akrabaları bulunduğundan oraya gidip geldiğine, Kesire’nin yeri yerinden oynatacak bilgilere sahip olduğuna, açıklananlardan sonra da Öcalan’ın, Kürtlerin gözünde sıfıra ineceğine ve halka karşı suçlu duruma düşeceğine işaret ediyor.

BDP'nin Kürt politikası konusunda da değerlendirmelerde bulunan Yıldırım,
gerek BDP’in, gerekse Kandil cephesinin, Kürt halkı adına hiç de iç açıcı olmayan bir politika izlediklerini, Öcalan'ın şahsını çok iyi tanıdığından kendisinde ne Kürt aşkı bulunduğunu, ne Kürt davasıyla ilgili bir derdinin olmadığını bildiğini, açılım sürecinde Öcalan’ın muhatap alınması halinde açılımın biteceğini dile getiriyor. BDP’nin açılıma destek vermediğini, Emine Ayna’nın örgütlü ve emirle yönetilen, Kandil'den, İmralı'dan yönetilen bir bayan olduğunu, halkın da onay verdiği bazı Kürt aydınlarının muhatap alınması ve oturulup çözüm üzerine tartışılması gerektiğini, ifade ediyor.

Kürtlerle Türklerin ayrılmasının mümkün olmadığını, bunu kurcalayanlar ve dillendirenlerin sahtekârlık yaptıklarını, bin yıldır iç içe yaşamış bir halkın ayrılmak istemediğini, Türk arkadaşları ile araya sınır taşı koymak istemediğini, böyle bir durumun, iki halkın da kaybına olacağını, Türkiye'deki Kürtler, Süryaniler, Çerkezlerin, herkesin kendi kültürünü, dilini yaşayabilmesinin, kimseye zararı olmayacağını belirtiyor.

Açılımın Türkiye’de bir bahar havası yaşanmasına neden olacağını, bu yolda devam edildiği sürece desteklerin artacağını umut ettiğini, BDP’lilerin artık kendilerine çekidüzen vermeleri gerektiğini, bu süreçte, İmralı’nın ortadan çekilmesinin uygun olacağını söyleyen Yıldırım, BDP’lilerin iradelerini Öcalan'a bağlamalarının, onun direktifleri doğrultusunda hareket etmelerinin bir felaket, uçurum olacağını aktarıyor.

Abdullah Öcalan’a yakın bir isimden dinlediğimiz bu itirafların yeni tartışmalara ortam hazırlayacağı düşünülüyor. Bölücü örgütün her şeyini bilen avukat Hüseyin Yıldırım’ın yıllar sonra bu açıklamaları yapması ise konunun düşündürücü boyutunu teşkil ediyor.

Helin Demir
helindem@mynet.com