Trabzon doğumlu şair ve yazar Şükrü Sunay akın içindeki Trabzonspor sevgisini anlattı.
Trabzon doğumlu şair ve yazar Şükrü Sunay akın içindeki Trabzonspor sevgisini anlattı.


Trabzonspor rengini doğasından almaktadır. Ne zaman ki, doğa bozuldu, hormonlu gübrelerle yapılan tarıma benzeyen futbol anlayışı ülkede egemen oldu, Trabzonspor'da hastaya dönüştü.

İşte Sunay Akay'ın Trabzonspor'u

Dik yokuştan aşağı inen ve aynı yokuşu çıkan iki insanın halini getirin gözünüzün önüne… Hangisinin el ve ayak hareketleri horona benzer?

Yokuş aşağı inen elbette…
Yüzey şekillerinin folklor üzerindeki etkisi apayrı bir yazının konusudur. Biz, Trabzon sokaklarının Karadeniz'e çıktığını, horonun, yöre insanının yüzünü denize döndüğü bir oyun olduğunu belirtmekle yetinelim.



Trabzon sokakları yokuştur… Bu yüzden, Trabzonspor'un kurulduğu yıllarda kentteki evlerin çoğunun katı yoktu. Teraslar kentiydi Trabzon… Bunun nedeni, Trabzonlu'nun düz bir yer görme ve düz bir alanda yürüme özlemiydi.

Benim hayatımda düz bir alanda gördüğüm en kalabalık Trabzonlu topluluğu on bir kişidir… O da, Trabzonspor'dur!....

Futbolcuları gözümüzün önüne getirelim : Ali Kemal'e yetişmenin olanağı var mıydı?...Yoktu…Peki neden?...Çünkü düz bir yer bulmuş koşacak, tutabilene aşk olsun!... Şenol'un kalesinde devleşmenin nedeni de aynı sevinçtir…Turgay, nasıl da usta bir hareketle rakibin ayağına yatıp topu alırdı…Dikkat ettiniz mi hiç, yüzündeki ifade, bir insanın elinden kaçıp düz zeminde kayan sabunun mutluluğuydu….



Kaptan Cemil'in Liverpool'u deviren penaltı golünde top İngiliz kalesinde havadan mı, yoksa düz bir zeminde yuvarlanmanın tadına vararak yerden mi gitmişti?...Cıvayı bir masanın üstüne koyun, öylece durur.. Ama, parmağınızla yakalamaya çalıştığınızda onu tutamazsınız… İşte size, tekniğiyle baş döndüren Serdar'ın düz yerdeki hali…

Golcü Hüseyin ve Necmi, topla buluşmak için yaydan çıkmış bir ok düzgünlüğünde koşmuyorlar mıydı?..Necati'nin defanta o kadar güçlü olmasının nedeni de yağıyla futbol sahasının düzlüğüne basma coşkusundan başka bir şey değildir!... Kadir'in başarısı da aynı nedenden dolayıdır. Ogün, o kadar düz alanda koşmanın tadına doyamazdı ki, bir bakarsın kendi kalesinin önündeydi, bir bakarsın rakip kalede!... Lemi, düz bir zeminde olduğuna inanmak için her maçta sağlam basardı yere!..

Hami hele ki Hami!...serbest vuruşlardaki başarısının sırrı, yere koyduğu topun kımıldamadan durduğunu görmesi ve bu fiziki kurala tanık olmasının yüreğinde yarattığı heyecandı.

Adını anmasam da , her birini ayağa kalkıp yürekten alkışladığım Trabzonlu futbolcularımızın başarısının nedeni, kentin sokaklarının eğiri, büğrü, deve sırtı gibi olması ve bu yüzden düz zemine duydukları özlemdi…. Bir tek Ünal topu ayağına alınca, düz alanda olmanın hasretini yüreğinde duymadan, başını kaldırıp rakip kaleyi görür görmez şut çekerdi.. Ünal kardeşimiz ne de olsa Konyalıydı!...

Bir yaz akşamı, Trabzon'un yokuş sokaklarında birinden aşağı doğru yürüyün… Ayaklarınız hızlanacak, kollarınız ve omuzlarınız da onlara uyum sağlamak için sallanacaktır. Yani isteseniz de istemesseniz de Trabzon'un doğası size horon oynatacaktır…. Ve, denizin mavi sularında güneşin batarken giydiği bordo elbiseyi göreceksiniz…

Trabzonspor rengini de, başarısını da doğasından almaktadır.
Ne zaman ki doğa bozuldu, hormonlu gübrelerle yapılan sağlıksız taramaya benzeyen futbol anlayışı ülkede egemen oldu. Trabzonspor'da iyileşme haberini bekleyen hastaya dönüştürüldü. Hormonlu domateslere benzeyen şampiyonluk gülücükleri sistemin rüzgarın da yana dönen yel değirmeni kulüplerin yüzlerini süsledi…

Trabzonspor ise umudumuzun yenilmez şövalyesi Don Kişot gibi kaldı aralarında!
Ben onu çok seviyorum ve yılmasını istemiyorum. Sistemin rüzgarında yana dönen yel değirmenleri onu düşürseler de, her seferinde atı Rosinant'ın üstüne çıkmasını ve yüreğinde taze bir umutla düşlerimizi gerçek yapmak için koşmasını istiyorum.

Yazar Öner Yağçı, 1980 darbesinde Çanakkale Cezaevine konur… yazar, cezaevinde düzenlenen futbol turnuvasına katılmak üzere düşünce suçlularından takım oluşturur. Lakin, ne futbol ayakkabıları ne formaları vardır… Öner Yağçı da İstanbul kulüplerinden yardım isteyen cezaevindeki öteki takımlardan esinlenerek, gönlünde yatan Trabzonspor Kulübüne mektup yazar… İstanbul takımlarından hiç birinden yanıt gelmezken, Çanakkale cezaevine bordo mavi formalar ulaşır…. Bu onurlu ve bir o kadar da saygın davranış öylesine moral verir ki düşünce suçlularına, bordo mavi renklerin hak ettiği yere ulaşması için canlarını dişlerine katarak çıkarlar sahaya ve tüm maçlarını kazanarak şampiyon olurlar.

Trabzonspor 6 lig şampiyonluğu olduğu yanlıştır…

İşin aslı 7 şampiyonluktur.!

Evet sayılmayan bir şampiyonluğu daha vardır Trabzonspor'un.
Ey benim Nihat Genç'in azminden, İbrahim Can'ın coşkusundan, kazım Koyuncu'nun inceliğinden , Volkan Konak'ın onurundan beslenen Trabzonspor'um; 40 ambar dolusu şampiyonlukları, kupaları geride bıraktın…